Son günlerde sanat ve Türkiye'de sanata bakis üzerine düsünüyorum.
Sanati özümseyememis, Hayatinin bir parçasi haline getirememis, temel ihtiyaç olarak görülmedigi bir toplumda yasiyoruz. Bunun nedenlerine baktigimizda. Basta egitim sistemi olmak üzere bir sürü etken ortaya çikiyor. Ben en önemli etken olarak gördügüm egitim sisteminin üzerinde durmak istiyorum.
Okullarimizda ilkögretimden baslarsak, sanatla ilgili dersler hep ikinci plana atilmistir. Resim, müzik gibi dersler daha çok ögrencilerin dinlenme, rahatlama dersiymis gibi algilanir. Bazen de diger derslerin uygulama alani, pekistireni görevi yüklenmeye çalisilir. Birçok ilkokul ögretmeni bu dersleri hiç islemeyerek ögrencilerini sinavlara hazirlama kaygisiyla test çözdürmeye yönelir. Ögretmen kendisi zaten sanatin bilincinde ve yeterliliginde degil ki ögrencisini bilinçlendirsin. Tabi ki bu ögretmeninde suçu degil. O ögretmende bu egitim sisteminin çarklari arasindan geçti. Egitim sistemi geregi ögrencisinin girecegi sinavda sanat sorulari çikmayacak ve yaris içindeki ögrencilerin önceligi sanat olmayacaktir. Birakalim ilkokulu ikinci kademede de durum farksizdir. Derse giren resim ögretmenlerinin birçogu da isleyen bu çarklar içerisinde zamanla idealistligini kaybetmekte ve okullarda önemsiz bir dersin ögretmeniymis dolayisiyla kendide önemsizmis muamelesiyle sogumaktadir mesleginden. Mesela veli toplantilarinda ögrenci durumlari görüsülürken ya en son ona gelmektedir veliler, yada yakinina bile ugramamaktadirlar. Su diyalogu çok duymusuzdur “resim dersi, müzik dersi bile zayif”. Bu cümle bile bakis açisini anlatmaya yetmektedir.
Yukaridaki örnekler en üst düzeydeki kisiden sokaktaki vatandasa kadar, sanati seven, gerekliligine inanan bir ulus olmayisimizin en basit göstergesidir bence.
Ne yapmali?
Ilkögretim birinci kademede tüm siniflarin resim derslerine brans ögretmenleri girmeli.
-
Resim ögretmeni de girdigi derste müfredatin yaninda genel kültüre yönelik bilgiler vermeli. Sanatin gerekliligi, temel sanat kavramlari, baslica ressamlar gibi konularin üzerinde daha çok durmali. (Tamam herkes iyi resim yapamaz ama, iyi resmin ne oldugunu ögrenebilir. Baslica ressamlari taniyabilir. Sanatin önemini kavrayabilir.)
-
Resim derslerinde ögrenciler mümkün oldugunca sanat galerilerine götürülerek sanat sevgisi ve tüketiciligi asilanmali.
-
Ögretmen en azinda bir dönemde bir yazili sinav uygulayabilir. Bu teorik bilgileri pekistirir.
-
Devletçe yapilan sinavlarda da genel kültür bölümünde mutlaka sanat sorulari sorulmalidir. Böylece kisilerde gereklilik sorumluluga dönüsecektir.
Tüm egitim sisteminde resim dersi sayisi artirilmalidir.
Sanat günesiniz hiç sönmesi.
Mehmet Akkaya